Kasim 2010 Okuduklarim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kasim 2010 Okuduklarim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Tanrilar Okulu


'' 'Ben' icinde tasidigin ayriliktir;
'Ben' senin yalanlar ordundur.
Kendi 'kucuk ben'lerinden birini her soyleyisinde yalan soyluyorsun.
Ancak kim oldugunu biliyorsan 'Ben' diyebilirsin;
yasaminin efendisiysen, bir iraden varsa.''

''Dus var olan en gercek seydir.
Her gercekligin ardinda, onsuz var olamayacagi bir dus
ve her dusun ardinda da beden vardir.
Hucrelerimiz, organlarimiz duslerler!
Dunya onu dusledigin gibidir.
Olumsuz ve yikici gorunen seylerin boyle olmasi bile,
senin ancak catismaci bir dunya dusleyebilmen nedeniyledir.''

''Kim oldugunla bilincli olarak karsilasmaya razi ol.
Baskalarinda kendi yalanlarini,
oz cikarlarini kollayisini ve bilgisizligini bulmaya...
Degis!
Boylece dunya da degicecektir!
Kendini olduruyor, aldatiyor ve yagmaliyorsun.
Baska ne bulabilir, kendinden baska kiminle karsilasabilirsin ki?''

''Her gercek iyilesmede surec yurekten baslamalidir.
Dunyayi yaratan benligimizdir;
benligimizi yaratan dunya degil!''

''Beter bir dunya yaratiyorsun, ardindan kendi yarattigin seyden,
eserinden dehsete dusuyorsun.
Dunyanin nesnel oldugunu dusunuyorsun.
Dunya onu dusledigin gibidir.''

''Bir kisi, dirilisinden once mutlaka olmelidir.
'Olmek' kisinin vizyonunu butunuyle alt ust etmesidir.
'Olmek' izdirabin egemen oldugu bayagi bir dunyadan yok olmak
ve daha ust bir duzeyde ortaya cikmaktir.''

''Dunya var olmak icin seni gereksiniyor.
Onu yaratan sanatci, bulan kasif oldugunu unuttun
ve kendi yarattigin seyin golgesi oldun.
Dunya ozneldir, kisisel!
Benligimizin aynadaki yansimasidir.
Vizyon ve gerceklik ayni olup ozdestir;
onlari birbirinden sadece 'zaman etkeni' ayirir.''

''Kendini yureginde bagislamak,
kendi varolusunun katmanlarindaki hala yirtik olan yere girmek demektir.
Kapanmamis yaralari temizleyip tedavi etmek,
acik hesaplari odemek demektir.
Kendini yureginde bagislamak,
gecmisi tum safhalariyla birlikte degistirecek guctedir.
Kendimizi yurekte bagislamak bu dunyaya gelis nedenimizdir.
İnsanlar bu iyilesme surecini hic kesmemelidir.''

'' 'Kendini yenmek' kadar kutsal bir savas,
kendi sinirlarini asmak kadar buyuk bir zafer yoktur.
Butunluk, olusun bir oz iyilestirme surecidir.
Binlerce yillik inanislarin tersine cevrilmesini,
olumsuz duygularin ve yikici dusuncelerin
bir donusumunu, oz denetime ulasmayi,
yiyecekler, uyku ve nefes ustunde egemen olmayi gerektirir.''

''Oz gozlemleme oz duzeltmedir.
Bir kisi 'kendini gozlemleyebilirse' gecmisindeki her seyi duzeltebilir.''
''Yasam icinde bulundugun durumu gosteren en korkunc maskesini takip,
sen neredeysen oradan seni cikartmaya gelir.
Korktugun sey nedir?
Yoksullasmak mi?
Terk edilmek mi?
Sagligini, evini veya isini yitirmek mi?
İste yasamin seni korkutmak icin takinacagi maske de o olur.
Bir kisi neden korkuyorsa, yolda onune cikacak olaylarda
o korkusu birebir gercekleserek kendini gosterir.''

''Seni cevreleyen gercekligin asil yataricisi sensin!''

-Stefano Elio D'anna-

Yasam Bilgeligi Uzerine Aforizmalar


‎''Elbette genel olarak tum zamanlarin bilgeleri hep ayni seyi soylemislerdir
ve tum zamanlarin budalalari,
yani ezici cogunlugu da, tam tersini yapmislardir:
Ve bu durum bundan sonra da surecektir.
Bu yuzden 'Voltaire' diyor ki
''Bu dunyayi en az, dunyaya geldigimizde onu buldugumuz gibi,
aptal ve kotu bir bicimde terk edecegiz.''.''

''Herkesin icinde yasadigi dunya oncelikle kendi kendisini kavrayisina baglidir,
bu yuzden kafalarin farkliligina gore yonlenir.''

''Herkes tipki kendi derisinin icinde oldugu gibi,
kendi bilincinin icindedir ve dolaysiz olarak ancak kendi bilincinin icinde yasar.
Bu yuzden disaridan pek yardim edilemez ona.''

''İnsanin olasi mutlulugunun olcusu bireyselligiyle onceden belirlenmistir.
Ozellikle, zihinsel gucunun sinirlari yuksek bir hazzi
alma yetenegini sonsuza dek belirlemistir.
Bu sinirlar darsa, disaridan gelen tum cabalar,
insanlarin ve sansin onun icin tum yaptiklari o kisiyi siradan,
yari hayvansi insani mutlulugun ve hosnutlugun otesine geciremezler.
O kisi duyusal zevklere, rahat ve keyifli aile yasamina,
dusuk bir dost canliligina ve kaba saba bir zaman oldurmeye bagli kalir.''

''İc dunyasi zengin olan bir kisi yazgidan cok sey beklemez.''

''İc dunyasi zengin insan tamamen yalnizken,
kendi dusunceleriyle ve hayalleriyle, essiz bir eglence bulur;
ote yandan ruhsuz biri, surekli dernekten dernege, oyundan oyuna,
yolculuktan yolculuga ve senlikten senlige kossa bile
can sikintisindan kurtulamaz.''

''Gercek zenginlik sadece ruhun icsel zenginligidir,
geri kalan ne varsa, kazanctan cok bela getirir.''

''Yasamimizin mutlulugu acisindan en birincisi
ve en onemlisi ne oldugumuzdur, kisiligimizdir.''

''Gencligin baslica egitim konularindan birisi,
yalnizliga katlanmayi ogrenmek olmalidir;
cunku yalnizlik, mutlulugun ve icsel huzurun bir kaynagidir.''

''Olaylarin nesnel olarak ve gercekte ne olduklari degil,
bizim icin, bizim kavrayisimiz acisindan ne olduklaridir
bizi mutlu ya da mutsuz kilan:
Epiktetos da bunu soyler:
İnsanlari huzursuz eden olaylar degil, olaylar hakkindaki gorusleridir.''

''Siradan insanlar sadece zamani gecirmeyi dusunurler;
herhangi bir yetenegi olan kimse ise ondan yararlanmayi dusunur.''

'' 'Aristo'nun dedigi gibi ''Mutluluk kendine yetenlerindir.''
cunku mutlulugun ve hazzin tum dis kaynaklari,
dogalari geregi son derece guvenilmez,
nahos ve gecicidirler ve rastlantiya baglidirlar.''

''Yasamini ancak hem zihinsel hem bedensel,
cok buyuk acilar yasamadan geciren kimse en mutlu yazgiya sahiptir,
en canli zevkleri ya da en buyuk hazlari tatmis olan degil.''

''Dunyaya mutluluk ve haz istemleriyle dolu olarak geliriz
ve bunlari gerceklestirme yolundaki budalaca umudu besleriz.
Oysa cok gecmeden yazgi gelir,
bizi hasince yakalar ve hicbir seyin bizim olmadigini,
salt tum malimiz ve mulkumuz,
colugumuz cocugumuz uzerinde degil hatta kolumuz bacagimiz uzerinde
bile tartisilmaz bir hakka sahip oldugu icin
her seyin kendisine ait oldugunu ogretir bize.''

''Cok mutsuz olmamanin en guvenilir yolu cok mutlu olmayi istememektir.''

''Gelecek hemen hemen her zaman onu tasarladigimizdan baska turludur;
gecmis de baska turluydu;
ve her ikisinin de bir butun olarak bizim zannettigimizle cok az ilgisi vardir.
Cunku nesneleri gozde kuculten uzaklik, onlari dusunce de buyutur.
Biricik dogru ve gercek olan simdiki zamandir.
Bu, gercek olarak doldurulan zamandir
ve varolusumuz sadece bu zamanda yer alir.''

''Her bir gunu ozel bir yasam olarak gor.''

''İnsan sadece yalniz olabildigi surece butunuyle kendisi olur.
Demekki yalnizligi sevmeyen, ozgurlugu de sevmez.
Cunku insan ancak yalniz oldugunda ozgurdur.''

''İnsanlari arkadas canlisi kilan, yalnizliga
ve yalnizlik icinde kendi kendilerine katlanma yeteneksizlikleridir.
Onları hem topluma hem de uzak ulkelere
ve yolculuklara suren icsel bosluklari ve sikintilaridir.
Onlarin zihninde kendi kendilerini devindirecek disli cark eksiktir.''

''Hic kimse kendinden fazlasini goremez.
Bununla demek istiyorum ki:
Herkes baskasinda, kendisi olabildigi kadarini gorur,
cunku onu ancak kendi zekasi olcusunde kavrayabilir ve anlayabilir.''

''Bir dostun odunc istegini reddetmekle o kisiyi yitirmeyiz
ama odunc istedigi seyi ona vermekle onu cok kolayca yitirebiliriz;
bunun gibi bir dosta karsi gururlu
ve onu biraz ihmal edici bir bicimde davranarak onu yitirmeyiz
ama ona karsi cok fazla dostca ve kibar davranirsak onu yitiririz,
cunku bu davranisimiz onu kustah ve katlanilmaz kilacaktir,
bu da bir kopmaya yol acacaktir.''

''Karakter kesinlikle duzeltilemez,
insanin tum eylemleri icsel bir ilkeden kaynaklandiklari icin,
kisi ayni kosullarda ayni seyi yapmasi gerekir, baska turlu davranamaz.''

''Sevilmenin biricik yolu en saf hayvan postuna burunmektir.''

''İnsan yapip ettiklerinde kimseyi ornek almamalidir.
Cunku durumlar, kosullar, iliskiler hicbir zaman ayni degildir
ve karakterlerin farkliligi eyleme de farkli bir gorunum verdigi icin
iki kisi ayni seyi yapsalarda yaptiklari sey ayni degildir.''

''Genel olarak zekamizi,
soyledigimiz seylerle degil sustugumuz seylerle ortaya koymamiz daha iyidir.
Birincisi kibir, ikincisi ise akillilik konusudur.''

''Yasamin ilk yarisinin karakteri mutluluga yonelik doyurulmamis bir ozlem,
ikinci yarisinin karakteri ise mutsuzluk endisesidir.
Cunku bu ikinci yarida az ya da cok belirgin bir bicimde,
tum mutluluklarin hayalet gibi,
buna karsilik acilarin gercek olduklari bilgisi de gelmistir.''

''Gencligimizde, yasamimiz icin onem tasiyan
ve buyuk sonuclar doguracak olaylarin
ve kisilerin karsimiza davul zurnayla cikacaklarini saniriz:
ama yasliligimizda geri donup baktigimizda,
bunlarin hepsinin de sessizce, arka kapidan
ve adeta dikkati cekmeden iceri suzulmus olduklarini goruruz.''

''Bir bilge cok hakli olarak dunyaya hukmeden uc guc vardir diyor;
bunlar akillilik, gucluluk ve sanstir.
Sanirim bu sonuncusu dunyaya en cok hukmedendir.''

-Arthur Schopenhauer-

Vadinin Perileri


''Genclik gemlenislerle devinimsizlestirilen guzel bir dustur
ve o dusten uyanmak insana zor gelir.
Bilincli insanlarin gencligin dusleriyle bilgi edinisin hazzini
-tipki yakinislarin dargin gonulleri biraraya getirisi gibi-
birlestirebildigi bir gun gelecek mi?
İnsanin ogretmeninin doga,
kitabinin insanlik
ve okulunun yasam oldugu bir gun gelecek mi?
Bizim ruhsal bir gelisimden yana surekli iten ivedi
bir durumun varligini bilmesek bile duyumsuyoruz ki o gelisim,
tum varliklardaki guzelligi kavrayabilis
ve bu guzellige duyulan sevginin olusturdugu sevinci yayabilistir.''

''Kalbimizin derinliklerinden kopup dudaklarimiza
gelen o gulumseyisler...
Onlara aldirmamaya yeltenirsek,
cikis yollari gozlerimiz olacaktir.''

''Sen zulmedilen ve hos gorulensin;
ancak ezen olmaktansa ezilen olmak daha iyidir;
insansal gudulerden kaynaklanan zayifliklarin
kurbani olmak guce guvenip yasam ciceklerini ezmekten
ve yasama arzusunu duyma istegindeki guzellikleri bozmaktan yegdir.
Ruh Tanri'sal zincirin bir parcasidir.
Belki gonul atesi o zinciri bukerek zararli olabilir
ve ondaki guzel butunselligi bozabilir;
ancak altinini baska bir metale donusturemez,
dahasi parlatir o altini.''

-Halil Cibran-

Kendimle Konusmalar


Hayal..

Gece cokup,
Uyku ortusunu dunyanin ustune yaydiginda yatagimdam ciktim.
''Deniz asla uyumaz, uyanikliginda uykusuz ruhlari teselli eden bir seyler var,''
diyerek denize dogru yurudum.
Sahile vardigimda daglardan inen sis denizi,
genc bir kadinin yuzunu susleyen bir pece gibi ortmustu.
Kaynasan dalgalara baktim,
Tanri'ya yakarislarini dinledim ve iclerinde gizlenmis sonsuz gucu dusundum-
Firtinalarla kosan, volkanlardan fiskiran,
gullerle gulumseyen, derelerle sarkilar soyleyen o gucu.
Sonra bir kayanin ustunde oturan uc hayalet gordum.
Bir guc istegim disinda beni cekiyormus gibi
sendeleyerek onlara dogru yurudum.
Hayaletlere bir kac adim kalmisti ki,
buyulu bir guc zorluyormuscasina durdum.

O anda hayaletlerden biri ayaga kalkti
ve denizin derinliklerinden yukseliyormus gibi gelen
bir sesle soyle dedi:

''Sevgisiz Yasam ciceksiz ve meyvesiz bir agac gibidir.
Guzellik'in eslik etmedigi bir sevgi kokusuz cicekler ve
tohumsuz meyveler gibidir...
Yasam, Sevgi ve Guzellik bir beden icinde birbirinden ayrilmayan
ya da degistirilemeyen uc kisidir.''

İkinci hayalet caglayan su gibi gurleyen bir sesle konustu ve,

''Baskaldirisiz bir Yasam İlkbaharsiz bir yil gibidir.
Haksiz Baskaldiri kurak bir Bahar gibidir...
Yasam, Baskaldiri ve Hak bir beden icinde degisrilemeyen
ve ayrilamayan uc kisidir.''dedi.

Sonra ucuncu hayalet gok gurlemesi gibi bir sesle konustu:

''Ozgurluk olmadan yasam ruhsuz bir beden gibidir ve
Dusunce olmadan Ozgurluk saskin bir ruh gibidir...
Yasam, Ozgurluk ve Dusunce bir beden icinde uc kisidir,
hicbir zaman birbirlerinden ayrilmaz.''
Sonra hayaletlerin ucu birden ayaga kalkti
ve gurleyen bir sesle sunlari soyledi:

''Doguran Ask
Yaratan Baskaldiri,
Yetistiren Ozgurluk,
Uc gorunusudur Tanri'nin,
Ve Zeki Evren'in
İfadesidir Tanri.''
---------------------
Ruhum Bana Vaaz Etti...

Ruhum bana vaaz etti ve kendine kufredene dostluk gosteren
ama halkin nefret ettigi insani sevmeyi ogretti.
Ruhum bana Sevgi‘nin sadece sevende degil,
sevilende de kendisiyle gururlandigini gosterdi.
Ruhum bana vaaz etmeden once Sevgi yuregimde
iki civi arasina gerilmis ince bir ipti.
Ama simdi basi sonu, sonu da basi olan bir hale oldu.
Bu hale butun varliklari cevreler
ve bundan sonra var olacaklari da kucaklamak uzere yavas yavas genisler.
Ruhum bana ogut verdi ve cildin,
bicimin ve rengin altinda gizli olan guzelligi gormeyi ogretti.
Gercek cekicilikleri ve hosluklari gorunene kadar cirkin denen
insanlar hakkinda uzun uzun dusunmem icin beni egitti.
Ruhumun ogune kadar Guzelligi iki sis kolonu arasinda
titreyen bir mesale gibi gorurdum.
Simdi sis kayboldu, alevlerden baska bir sey gormuyorum.
Ruhum bana vaaz etti ve dilin, girtlagin
ve dudaklarin cikaramayacagi sesleri dinlemeyi ogretti.
Ruhum bana vaazedene kadar gurultu
ve feryattan baska bir sey duymazdim.
Ama simdi Sessizligi daha kolay duyuyor,
Gorunmeyen‘in sirlarini haykiran caglarin ilahilerini
ve gokkubbenin sarkilarini dinliyorum.
Ruhum bana vaaz etti ve sikilmamis,
hicbir elin ve dudagin dokunamayacagi kadehlere
hicbir zaman doldurulamayacak sarabi icmeyi ogretti.
Ruhum bana vaazedene kadar susuzlugum bir yudum suyun
sondurdugu kuller altinda gizlenmis belirsiz bir kivilcim gibiydi.
Ama simdi arzum kadehim, duygularim sarabim, yalnizligim sarhoslugum oldu ;
artik bu dindirilemeyen susuzlugumda sonsuz sevincimi yasiyorum.
Ruhum bana vaaz etti ve insan bicimine girmemis olana dokunmayi ogretti ;
dokundugumuz her seyin arzumuzun parcasi oldugunu gosterdi.
Ama simdi parmaklarim, evrendeki Gorunmeyen'le birlesen seye karisan sise donustu.,
Ruhum beni mersinden ya da tutsuden yayilmayan kokuyu solumam icin egitti.
Ruhum bana vaaz edene kadar bahcelerdeki,
siselerdeki ya da buhurdanliklardaki kokulara ihtiyacim vardi.
Ama simdi adaklar ya da kurbanlar icin yakilmamis olan
tutsulerin de kokusunu alabiliyorum.
Ve yuregime boslugun neseli esintileriyle hicbir zaman
suruklenmeyecek kokulari dolduruyorum.
Ruhum bana vaazetti ve Gorunmezlik ya da Tehlike cagirdiginda,
''hazirim'', diyebilmeyi ogretti.
Ruhum bana vaaz edene kadar tanidiklarim disinda haykiranlarin sesine ses vermezdim,
ve kolay ve duz yollar disindakilerde yurumezdim.
Simdi, Gorunmezlik,
Gorunmezlige ulasmak icin kosturabilecegim bir at oldu;
duzlukler doruga tirmanacagim merdivene donustu.
Ruhum benimle konustu ve dedi ki,
"Zaman‘i, ‘dun vardi, yarin da olacak' diyerek olcme"
Ve ruhum benimle konusana kadar Gecmis‘i hicbir zaman tekrarlanmayacak,
Gelecegi de asla ulasilamayacak bir cag olarak hayal ederdim.
Simdi su anin butun anlari kapsadigini ve icinde umut edilebilecek,
yapilabilecek ve anlasilabilecek her seyin bulundugunu anliyorum.
Ruhum bana vaaz edip boslugu,
"burasi, orasi ve surasi" diye sinirlamamam icin beni uyardi.
Ruhum bana vaaz edene kadar yurudugum yerin
boslugun diger yerlerinden uzak olduguna inanirdim.
Simdi bulundugum yerin her yeri icerdigini
ve yurudugum mesafenin butun mesafeleri kapsadigini anliyorum.
Ruhum beni egitti ve baskalari uyurken uyanik kalmami ogutledi.
Ve baskalari calısirken uykuya teslim olmami.
Ruhum bana vaaz edene kadar uykumda ne onlarin duslerini gorurdum,
ne de onlar benim hayallerimi duslerdi.
Simdi onlar beni seyretmezken asla dus gemimle acilmiyorum,
onlar da ben ozgurluklerine katilmadikca hayallerinde goklere yukselmiyorlar.
Ruhum bana vaaz etti ve dedi ki,
''Ovgulerle kibirlenme, ayiplamalarla sikintiya dusme.''
Ruhumun ogutlerine kadar islerimin degerinden kusku duyardim.
Simdi agaclarin ilkbaharda ciceklenmesi
ve yazin meyve vermesi icin ovgulere gerek olmadigini biliyorum;
ve ayiplanmaktan korkmadan guzun yapraklarini dokup kisin ciplak kaldiklarini.
Ruhum bana vaaz etti ve ne cucelerden daha buyuk
ne de devlerden daha kucuk oldugumu gosterdi.
Ruhum bana vaaz edene kadar insanligi iki kisi olarak gorurdum;
biri acidigim gucsuz, digeri izledigim ya da direndigim guclu.
Ama simdi her ikisi de oldugumu
ve ikisinin ayni maddeden yapildigini biliyorum.
Kaynagim, onlarin kaynagi;
bilincim, onlarin bilinci;
kavgam, onlarin kavgasi.
Onlar gunahkarsa, ben de gunahkarim.
Onlar iyiyse bundan ben gurur duyarim.
Yukselirlerse onlarla yukselirim.
Hareketsiz kalirlarsa tembelliklerinden utanirim.
Ruhum benimle konustu ve dedi ki,
''Tasidigin fener senin degildir,
soyledigin sarki senin yureginde bestelenmedi,
isigi tasisan bile isik olamazsin,
gitarın tellerini titreterek gitar calamazsin.
''Ruhum bana vaaz etti kardesim ve cok sey ogretti.
Cunku sen ve ben biriz,
benim icimdekileri hemen ortaya dokmem
ve senin icindekini bir sir gibi gizlemen disinda,
aramizda bir fark yok.
Ama senin sir saklaman da bir cesit erdemdir.

-Halil Cibran-

İnsanoglu İsa


''Gordugu bir dus olmasaydi,
gunesin sabrimin uzerinde dogmasi,
ya da ayin golgemi yolunuza dusurmesinin izdirabina katlanir miydim?

''Bir ananin arzusu olmasaydi kundaklarimdan soyunur
ve yeniden bosluga kacardim.''

''Ve her birinizde huzun olmasaydi, durup aglamazdim.''

''Ayaklarimin altinda kivranan solucanlarin sayisi cok,
ve onlarla savasmayacagim.''

''Bir elmanin yureginde gizlenen tohum,
gorunmez bir elma bahcesidir.
Ama tohum bir kayaya rast gelirse ondan hic birsey cikmaz.''

''İnsan ruhunun otesinde derinlik yoktur
ve ruh kendine seslenen derinliktir;
cunku konusacak baska bir ses ve dinleyecek baska bir kulak yoktur.''

''-Efendi, gunahkari, zayif ve hastayi bagislayip avutuyorsun,
bir tek ikiyuzluye kapalisin.
-Bedenlerin zayifligi ve ruhlarin hastalikliligini gercekten de bagislarim.
Cunku zaaflari atalari ya da komsularinin acgozlulugunun eseridir.
Ama ikiyuzluyu hosgoremem; cunku durust ve verici olanin
boynuna boyundurugu geciren, kendisidir.
Gunahkar adini verdigimiz zayiflar,
yuvadan dusen tuysuz yavrular gibidirler.
Ama ikiyuzlu, kayanin uzerinde avinin olumunu bekleyen akbabaya benzer.
Zayiflar colde yolunu yitirmis insanlardir.
Ama ikiyuzlu yitik degildir.
Yolu bilir ama yine de kum ile ruzgar arasinda gider.
Onlari bu nedenle kabul etmiyorum...!''

''Ruhca dingin olanlara ne mutlu.''

''Yalnizca zayiflar oc pesinde kosarlar.
Ruhu guclu olan bagislayicidir ve bagislamak,
zarar gorenin onurudur.''

''Yalnizca meyve veren agac,
meyvelerini yemek icin sallanir ya da taslanir.''

''Yarin icin tasalanmayin ve bugune bakmakla yetinin,
cunku bugunun mucizesi bugune yeter.''

''Niluferler ve fundalar bir tek gun yasarlar,
yine de o tek gun ozgurlukte gecen sonsuzluktur.''

''Sen ve senin komsun tarlaya ekilen birer tohumsunuz.
Birlikte buyursunuz ve birlikte ruzgarda sanilirsiniz.
Ama hicbiriniz tarlayi sahiplenemeyeceksiniz.
Cunku buyumekte olan bir tohum kendi coskusunu bile sahiplenemez.''

''Kusku, inancin ikiz kardesi oldugunu bilemeyecek kadar yalniz bir acidir.''

''Kusku, mutsuz ve deli buluntudur
ve onu doguran oz anasi bile onu bulup sarildiginda,
dikkat ve korkuyla gerilir.''

''Cunku kusku,
kendi yaralari iyilesip sagalincaya dek gercegi bilmeyecektir.''

''Hicbir insan dunku kuleleri yikip da
devrilen taslarin altinda kalmaktan kacinamaz.''

''Canim kor, canim topaldi.
Huzursuz ruhlarin boyundurugu altindaydim,
bir oluydum ben.''

''Ama artik dupduru goruyor, ve dimdik yuruyorum.
Huzurluyum ve gunun her saatini kendi benligimi aciklamak
ve ona taniklik etmek icin yasiyorum.''

''Ve ben kendi vaktimin alacakaranligindayim.''
Ve yaslilik sonsuza dek gencligi arayacaktir.
Artik benim icimdeki goruyu arayan bilgidir.''

''Sen duyduklarina inaniyorsun.
Soylenmeyene inan, cunku insanin sessizligi,
sozcuklerinden daha yakindir gercege.''

''Ruzgara bir kez yenik dusmus olan yuregimin atisi,
bu kez ona uyum sagladi
ve tum gecmis gunlerin dalgalari kiyilarima geldi.''

''Gozyaslarina ulasabilmek icin fazla yuksekte duruyorum.
Bu susuzlugu gidermek icin sirke icmeyecegim.''

-Halil Cibran-

Dusunceler


''Dusunmek 'us'un isidir, onun urunudur,
 inanmak da 'tin'in isidir.''

''Sizin icin iyi dusunulmesini ama
bundan soz edilmemesini isteyin.''

''Olumden korkmak,
sakincali bir durumdan uzak kalmaktir,
sakincali durumda bulunmak degil,
once insan olma geregi vardir.''

''Gerceklerin herbiri kendi dogasini duzenler.
Bizim becerimiz baska varliklarda kendine yer yapar,
Ancak bu dogal degildir, her nesne kendi yerinde durur.''

''Konusmada begenilme ve etkili olma gereklidir:
Ancak begenilmedende anlasilmasi gereken gercekliktir.''

''Bilgisizlikle uyum icine giren bir unsurun 'us' olarak degeri yoktur.''

''Bizimle Tanri, birde gok arasinda yanlizca yasam vardir
-bir yarginin yasami-
bu ikisinin arasinda ise evrenin su dayaniksiz varligi bulunur.''

''Uc turlu insan vardir:
Biri Tanri'yi bulduktan sonra calisir durur onun icin.
Otekiler aramaya koyulmus Tanri'yi;
ugrasirlar, simdilik bulamamislar onu daha.
Sonuncular ise aramadan,
bulmadan yasayip giderler Tanri'yi.
Birinciler us'ludur, mutludur;
sonuncular cilgindir,
ortada kalanlar ise mutsuzdur, us'ludur.''

''İnsan kuskulanmanin da, onaylanmanin da,
uymaninda nerede gerekli oldugunu bilmelidir.
Boyle davranmayan us'un erkinden anlamaz.
Bu uc ilkeden yoksun insanlar vardir.
Onlar kanitlama sanatindan anlamadiklari icin
kanitlama gucune dayanarak is goremezler,
Neye bagli kalmanin gerektigini bilmediklerinden
her nesneden kuskulanirlar.
Yada ne zaman yargi vermenin gerektigini
bilmeyisleri yuzunden her konuya 'evet' derler.''

''İnsanin gercek yapisi, onun gercek sagligi,
gercek erdemi, gercek dini olan konulardir.
Bunlarin bilgisi birbirinden ayrilamaz.''

''Aklin son adimi nesnelerden gelen bir sonsuzluk olan bilgidir,
bu nesneler akli asarlar, akil bu bilgiye varamazsa yetersiz kalir.''

''Her kisi kendince bir tanri yaratir.''

''Dusuncem icinde yerlesip kaldigimdan ne olamayacagini seziyorum.
Annem ben dogmadan once olseydi bende olmayacaktim,
oyleyse ben gerekli bir varlik degilim.
Sonsuz ve sinirsizda degilim,
ancak dogada (evrende) gerekli sonsuz,
sinirsiz bir varligin oldugunu goruyorum.''

''Toplum anlayisina, insan ozune karsi yonelen tek bilim,
boyuna insanlar arasinda varolan, biricik bilimdir.''

''Onyargi yanilmaya goturur.''

''İki olay ogretir insanlara ozlerini;
icgudu, bir de deneme.''

''İnsan yikilmis, cokmus bir ev degil,
bu yuzden duygusuz mutsuzluk yoktur.
İnsan ancak 'ben bilen, goren kisiyim' dediginde mutsuzdur.''

''İnsana buyukluk saglayan dusuncedir.''

''Ben degerimi govdemle kapladigim yerde degil,
dusuncelerimin duzeninde arayabilirim.''

''Enginligi yuzunden kusatiyor beni evren,
yutuyor bir toz gibi,
ben de dusuncelerimle kusatiyorum onu.''

''Sonsuzluk-hictir.''

''Dusuncelerimi bir yere yazarken yanildigimi anlarim.
Dusuncem gucsuzlugumu hatirlatir bana.
Su kisacik sureler icinde unuttugumu,
unuttugum dusunceler gibi daha nicelerini ogretir bana.
Benimde butun direndigim yoklugumu ogrenmektir.''

''İnsan ne melektir, ne hayvan;
mutsuzluk melek olmak isteyeni hayvan yapar.''

''Yasadigimiz caga dayanamayiz bir turlu,
hep yavas adimlarla gelen gelecegi dusunuruz,
ivedilik veririz gelecegin akisina, saklamak icin geri cagiririz gecmisi,
cokmus, yitmis, gitmis de ondan..
Boylesine us'dan yoksunuz iste, kendi gerceklerimizi,
bizim olanlari dusunmeyiz bir turlu, anlamsiz sacmaliklara dalariz,
derin derin dusunmeden ucup gideriz.''

''Gercekligi ararken icimizde kuskululugu buluruz.
Biz yeterli degiliz, gercekligi, mutlulugu isteyemeyiz,
biz ne gerceklige, nede mutluluga elverisliyiz.
Kendimizi cezalandirma,
hangi yukseklikten dustugumuzu gosterme istegi el cekmis bizden.''

''İnsanin durumu;
ucarilik, can sikintisi, tedirginlik...''

''İnsanlarin cogu mutlulugu zenginlikte,
nesnel bollukta yada eglencede bulur.
Bilgeler ise tum bu egilimlerden uzak kalmayi,
kendi goruslerine uygun bir dusunce ortami saglamayi isterler.''

''Stoacilar derler ki:
Kendi kendinizi denetleyin,
kaygidan sikintidan kurtulursunuz. u dogru degil.
Baskalari derler ki:
Disa donun, mutlulugu disinizda arayin, kivanc duyarsiniz.
Bu da dogru degil.
Bunlar kaynagi sagliksiz durumlardir.
Mutluluk insanin ne icindedir nede disinda,
Tanri'dadir, bu nedenle disimizda olan icimizdedir.''

''Siz cocuklar gibi davranmayi bilmezseniz,
bilgelik sizi cocukluk evresine geri goturur.''

''Dogruluk gucsuzdur, guce basvurmaz;
dogruluktan yoksun guc zorbaliktir.''

''Neden cogunlugun ardından gidilir?
Daha mi cok us'u var?
Yok daha guclude ondan.
Neden eski yasalar ve inanclar ozlenir?
Daha mi saglamdirlar?
Yok onlar biricik olanlardir,
bize degisik dusuncede olmak icin
bir tek kolaylik bile vermezler de ondan.''

''Saglam bir us ustune kurulan, cok kotu kurulmus demektir.
Sozgelisi bilgeligin deger gomusunde oldugu gibi.''

''İnsan Tanri icin yaratilmamissa mutlulugu
Tanri'da bulmasinin geregi nedir?
İnsan Tanri icin yaratilmissa
Tanri'ya karsi direnmenin anlami nedir?''

''İnsan, kendi varliginin oz'u olan us'una gore davranamiyor.''

''Bir dinden cok uzaklara goturur gibi gorunen butun aykiriliklar,
beni hizla gercegi kavramaya itti.''

''Tanri'yi duyan gonuldur, us degil;
inanc Tanri'yi gonulde duymadir, us'ta degil.''

''Bir konuda yeterince dusunmeyen,
ona yuzeysel bakan kimse,
o nesne karsisinda sasirir, yanilgiya duser.''

''İnsan dogasinda ilerle yoktur,
sadece gelis-gidis vardir.''

''Yutuldugu sonsuzluk gibi icinden ciktigi yokluguda
gorme gucunden yoksundur insan.''

''İnsan neyi bilirse onunla baglanti kurar.''

''Duzensizlik icinde yasayan kimseler,
duzen icinde yasayanlar icin 'dogadan ayrilmislar', derler.''

''Gerceklik ustune bir dusuncemiz yoktur bizim,
oyle ki butun duygularimiz kuruntular icindedir.''

''Kim bilir, icinde uyanik oldugumuzu sandigimiz yasamin,
oteki yarisinin uyandigimiza inandigimiz
uyku turunden bir uyku olmadigini?''

''Gercekligin apacik belirtileri olmayaydi,
karanlik nede buyuk olurdu.''

''Kendini begenmislikle, tutku ile, asiri istekle,
gucsuzlukle, duskunlukle,
haksizlikla dopdolu oldugunu bilmezse
insan cok gozu gormez demektir.
Gene bunlardan kurtulmayi bilmeyen,
aramayan bir insandan ne denli soz etmek gerekir?''

''Tin bozuldugu gibi duygu da bozulur.
Tin de, duygu da davranislarla bicimlenir:
Tin de, duygu da davranislarla bozulur.
İste boyle bicimlendirir yada bozar bizi iyi ve kotu davranislar.''

''Butunle uyum saglayan, bir istenci olan uyeler mutluluk icindedir.''

''Yetersiz anlayisa sahip kimseler,
dogrulugu kendilerine bir kazanc sagladigi icin benimserler,
bir de islerine yarayacak durumda olmazsa
kaldirip atarlar onu bir kenara.''

''Oyle kimseler vardir ki yanliz yalan olsun diye yalan soylerler boyuna.''

''Bu cagda gerceklik karanliga bogulmus,
yalan yayilmis olabildigince,
sevmeyince varamaz gercege insan.''

''İcgudu ile us:
İki varligin belirtisi.''

''Devinim dogamiz geregidir,
eksiksiz bir dinginlik de olumdur...''

''Zaman acilari da, cekismeleri de onarir,
insan degisiyor da ondan bu.
Kalmaz insan oldugu gibi.
Ne yerici olarak kalir, ne de yerilmis olarak...''

''Bir insan erdeminin neye yeterli oldugu
o kimsenin cabalarina gore olculmez.
Alisageldigi davranislara gore olculur.''

''Oyunda bir topun ardinda kosar butun oyuncular,
oysa ancak bir kisi ulastirir onu en iyi eregine.''

''Zevzeklik: en kotu bir nitelik.''

''Yeteneklerin en onemlisi, butun oteki nesneleri
bir duzene koymada gosterir kendini.''

''Sonsuz varlik, baslangicta oldugu gibi kalandir.''

''İnsan buyuk olmak ister, kucuk gorur kendini;
mutlu olmak ister, aci cektigini gorur,
yetkin olmak ister,
olgunlasmamis iceriklerle dolu oldugunu gorur.''

-Blaise Pascal-

Kirik Kanatlar


''Yalnizlik yumusak, ipeksi bir eldir, ama guclu parmaklariyla yuregi kavrar ve kedere bogar.Yalnizlik ruh yuceliginin yoldasi oldugu kadar kederin de dostudur.''

''İnsan tekrar dogmadikca yasami varolusun kitabinda bos bir yaprak olarak kaliyor.
Cennetin'in meleklerinin bana
guzel bir kadinin gozlerinden baktigini gordum.
Ayni zaman da kotu bir adamin yureginde
ofkelenen cehennem kotulugunu de gordum.''

''Guzellikteki melekleri
ve yasamin kotulugundeki seytanlari gormeyen insan
bilgiye ulasamaz ve ruhu duygulardan yoksun kalir.''

''Huzunlu ruhlar benzer biriyle karsilastiginda huzur bulur.
Huzun ortaminda birlesen yurekler mutlulugun zaferiyle ayrilmayacaktir.''

''Uc insan dusuncelerinde ayriydi, ama sevgide birlesmisti.''

''Dilin soylediklerinden daha yuce ve daha saf seyler vardir.
Sessizlik ruhlarimizi aydinlatir,
gonullerimize fisildayip bir araya getirir.
Sessizlik bizi kendimizden ayirir, ruhlar alemine ucurur
ve Tanri'ya yaklastirir;
bendenlerimizin birer zindandan baska bir sey olmadigini
ve bu dunyanin aslinda bir surgun yeri oldugunu anlamamizi saglar.''

''Bu dunyadaki guzel ve buyuk olan her sey
bir insanin icindeki tek bir dusunceden
ya da duygudan yaratilmistir.
Bugun gordugunuz ve gecmis kusaklarin yaptigi her sey,
ortaya cikmadan once bir erkegin aklinda bir dusunce
ya da bir kadinin yureginde bir durtuydu.
O kadar cok kan dokulmesine neden olan
ve insanlarin aklina ozgurluk fikrini sokan devrimler
binlerce insanin icinde yasamis tek bir insanin dusuncesiydi.
İmparatorluklari yikan buyuk savaslar
bir kisinin aklindan ortaya cikan fikirdi.
İnsanligin gidisini degistiren ustun ogretiler,
cevresinden dehasiyla ayrilan bir insanin dusuncesiydi.
Tek bir dusunce piramitleri insa ettirdi, İslamiyeti kurdu,
İskenderiye kutuphanesinin yanmasina neden oldu.''

''Bir gece sizi zafere ulastiracak ya da
surgune gonderecek bir dusunce gelecektir.''

''İnsanin gecenin karanliginda gizlice yaptigi her sey
gun isigina cikacaktir.
Gizlilikle soyledigi sozler hic beklenmedik bir bicimde
genel konusmalara donecektir.
Bugun odalarimizin koselerinde gizledigimiz isler
yarin her kosebasinda aciklanacaktir.''

''Tilki icin, eremeyecegi uzum salkimlari koruktur.''

''Yarin, gercek bir hayal gibi gelecek
ve uyanis bir dus gibi olacak.''

''Asiri izdirap sessizdir.''

''Bir ulus icin kadin, lambanin yagi gibidir.
Lambadaki yag azalinca isik azalmaz mi?''

''Olene kadar isigin etrafinda donen pervane;
karanlik bir dehlizde yasayan kostebekten daha takdire deger.''

''Yuregin sevgisi sedir agacinin dallari gibidir;
agac bir dalini kaybederse aci ceker, ama olmez.
Butun canliligini sonraki dala aktarir,
boylece o dal gelisip acilan boslugu doldurur.''

''Zindaninin parmakliklarini kirabilecekken
bunu yapmayan baski altindaki mahkum korkaktir.''

''İnsanlar, hakkimda istediklerini soyleyebilirler,
cunku olumun tirpanini gormus ruh, hirsizlarin yuzlerinden korkmaz;
basinin ustunde parlayan kilici ve ayaklarinin altinda akan kani gormus bir asker
sokaklarda cocuklarin attigi taslardan kacmaz.''

''Tanri yasam solugunu bize olumun ayaklari altina atalim diye mi bahsetti?
Ozgurlugu koleligin golgesi haline getirelim diye mi verdi?
Ruhunun atesini kendi elleriyle sonduren insan Tanri'nin gozunde kafirdir,
cunku ruhlarimizdaki atesi Tanri yakti.
Zulme bas kaldirmayan, kendisi zulmetmis olur.''

''Artik korkunc hortlaklarin barindigi karanlik inime huzur icinde donecegim.
Tanri'nin golgesini bir kez goren ruh bir daha asla seytanlarin hayaletlerinden korkmaz.
Bir kez Cennet'e bakan gozler artik dunyanin acilariyla kapanmaz.''

-Halil Cibran-